İşgal ve Soykırıma Karşı Askerî Ambargo Dünyanın Birçok Yerinde Gelişiyor
İsrail’e kapsamlı bir askerî ambargo uygulanması, ahlaki bir yükümlülükten öte askerî işgal, apartheid ve soykırım suçu işleyen bir devlete karşı uluslararası hukuk çerçevesinde yasal bir yükümlülüktür. Bunu uygulamamak hem suç ortaklığı anlamına gelir hem de işgal devleti İsrail’in uluslararası hukuktan azade kılınmasını meşru bir hale getirir.
Bu bağlamda, tarihleri sömürgecilikle mücadeleyle geçen Küresel Güney ülkelerinin işgalci İsrail’e askerî ambargo yolunda önemli adımlar atması şaşırtıcı olmadı. Bu kapsamda;
- Kolombiya, kömürün Gazze'de “toplu bir ölüm fabrikası”nda doğrudan kullanımı ve bu suçlara güç sağlayan çift kullanımlı bir ürün olduğu gerekçesiyle İsrail'e kömür ihracatını durdurduğunu açıkladı.
- Brezilya, İsrail'in Elbit Systems şirketinden satın almayı planladığı topçu silahlarının alımını durdurdu.
- Malezya, İsrail’e giden kargo gemilerinin karasularına girişini engelleyerek İsrail'e kimi silah ve çift kullanımlı ürünlerin tedarikini sekteye uğrattı.
- Şili, İsrailli silah şirketlerinin FIDAE havacılık ve uzay silahları fuarına katılmasını yasakladı. Ayrıca Şili'nin İsrail ile yürüttüğü uydu programına son verildi.
- Güney Afrika, İsrail'e askerî ekipman tedarikini yasakladı.
- Namibya, İsrail'e patlayıcı taşıyan bir geminin limanına uğramasını reddetti, aynı gemi yapılan tüm çağrılara rağmen Balıkesir Limanı’na demirledi.
Yerkürenin zenginliklerine el koyan Küresel Kuzey ülkelerinde ise hukuki girişimler ve kamuoyu baskısı sonucu bir dizi karar alındı:
- Hollanda’da işgal devletine silah satışının tamamen yasaklanması için açılan bir davanın reddedilmesine rağmen, mahkeme İsrail'e F35 parçaları tedarik etmenin yasadışı olduğuna karar verdi.
- Kanada Parlamentosu, kamuoyu baskısının ardından İsrail ile silah ticaretine son verilmesine yönelik tavsiye kararı aldı, Kanada Dışişleri Bakanlığı da bu karar tasarısını resmen kabul etti ve böylece 30 silahın ihracat izni iptal edildi.
- İngiliz kamu görevlileri yoğun protestolar ve oturma eylemleri karşısında İsrail'e silah ihracatının yasadışı olabileceği konusunda hükümeti uyardı. 600'den fazla hukukçu, hükümeti İsrail'e silah tedarikini durdurmaya çağırdı. İngiliz hükümeti, İsrail'in işlediği soykırımda önemli bir suç ortağı olmasına rağmen, İsrail'e 30 silahın ihracat iznini askıya alarak sembolik bir jest yapmak zorunda kaldı.
- Avustralya, kamuoyu baskısı sayesinde İsrail'e 16 silahın ihracat lisansını dondurdu. Ayrıca savaş suçu işlediğinden şüphelenilen İsraillilere vize kısıtlaması getirilerek İsrail'in bu ülkeye silah ihracatı yapması ciddi ölçüde kısıtlandı.
- Fransa, İtalya, Portekiz, İrlanda ve Norveç hükümet yetkilileri soykırım saldırısının başlamasından sonra İsrail'e silah satmayacaklarına dair açıklamalar yaptı ancak bu açıklamaların gerçeği yansıtıp yansıtmadığı henüz netlik kazanmadı.
- İsrailli silah şirketleri, Fransa’da düzenlenen iki ayrı silah fuarından çıkarıldı.
- İspanya’da parlamento İsrail’e silah ambargosu uygulanması yönünde tavsiye kararı aldı. Hükümet bu kararı kısmen kabul etti ve İsrail füzelerinin alımını iptal etmek için idari bir süreç başlattı. İspanya ayrıca İsrail'e askerî mühimmat taşıyan bir geminin limanına uğramasını reddetti. Aynı gemi tüm yapılan çağrılara rağmen Mersin Limanı’na demir attı.